Köşe Yazıları

Bir Zamanlar Hollywood’da

Hollywood yazarlarının film endüstrisi ile savaşı devam ederken, denizaşırı ekoller sektörü desteklemeye devam ediyor. Yapımcıların mevcut psikolojileri hakkında tahmin yürütmem gerekirse şu sıralar, ‘hiç yoktan elimizde Terminatör ve Matrix var’ dediklerini sanki duyar gibiyim. Bir Kasımda altıncı Terminatör filmi “Dark Fate” gösterime girmeye hazır durumda. Sırada Matrix’in dördüncü filmi var. Keanu Reeves ve Carrie-Anne Moss’u bir kez daha aksiyon halinde görmenin heyecanını şimdilik içimde tutarak beklentimi, her devam filminde olduğu gibi düşük tutuyorum.   

Gelelim Hollywood un İspanyol kahramanı Quentin Tarantino’nun Bir Zamanlar Hollywood’da (Once Upon a Tİme in Hollywood) filminin incelemesine…

Bir Zamanlar Hollywood’da, dönem filmi özelliği ile karakterlerin aksiyona aç, soğukkanlı ve kimi zaman ölümcül dialogları, ardında bekleneni fazlasıyla izleyiciye veren sonuçlar ve hiç bitmeyen macera dolu içeriği ile Django Unchained retrosu ile karşılaştırılabilir; ancak üzülerek belirtmek isterim ki bu karşılaştırma durağanlığı bakımından QT (Quentin Tarantino) hayranlarını hayal kırıklığına uğratacak… Ayrıca oyunculukların ders niteliğinde, üst düzey olmasına karşın, hikayenin belirgin bir olay örgüsü olmaması bu filmi, eleştirmenlere karşı  savunmasız bırakıyor. Bir miktar bardağın dolu tarafından bakarsak hayli eğlenceli, zekice diyaloglara sahip bir film. Eğer beklentinizi Brad Pitt seviyesinde tutarsanız, yani filmi kostüm, makyaj veya çekimlerin kalitesiyle değerlendirirseniz, 2 saat 41 dakikalık süre sizin için oldukça çabuk geçecektir.       

Spoiler’sız hemen, kısa kısa detaylara bakarsak…

1) Film 1969 yılında Los Angeles’ta, yıldızı artık çok da parlamayan aktör Rick Dalton (DiCaprio) ve hem yakın arkadaşı hem dublörü Cliff Booth (Pitt) film endüstrisindeki aktif yıllarını anlatıyor. İlk bakışta çok basit bir konu gibi görünse de sektörün zenginliğinden olsa gerek, hesabıma göre filmde, sahne bazında toplamda 50 dakikalık fazlalık var.

2) Bu filmdeki en iyi şey Brad ve Leo arasındaki uyum. Hatta bu durum “kusursuz kimya” diye de tanımlanabilir… ve maalesef bu kimya Margot Robbie’nin rolünü gereksiz kılmış, adeta gölgede bırakmış.

3) Oldukça komik olan sahnelerin bazılarında sesli güldüm. Bu konuda film gayet başarılı. Ancak fragmanda gösterilen yardımcı hikaye, (Manson Ailesi) amerikan tarihinde var olan, kötü şöhretli Charles Manson ve ailesinin gerçekliklerinden biraz uzakta. (Belki de yasal engeller bazı detaylara değinmek Tarantino için mümkün olmamıştır) Ayrıca endüstritel rock gurubu Marilyn Manson’ın soyadı bu ailenin kötü şöhretinden ileri geliyor diye de araştırmacı okurlar için dipnot düşmek isterim…

Tarantino’nun Hollywood starlarının her yaşının ayrı bir güzelliği/yakışıklılığı olduğunu bir kez daha kanıtlayan, erkekler için moral bozucu filminin detaylı incelemesi sonucunda eminim epey kafanız karışmıştır. Tahminim Bir Zamanlar Hollywood’da uzun süre sinema severlerin gündemini meşgul edecek filmlerden biri… Ya çok sevip iki, hatta üç kere izleyeceksiniz ya da filmi bitmesi için dua edeceksiniz… Ortası yok! İyi seyirler…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı