Köşe Yazıları

Diyabet Ve Ayak

Diabetes Mellitus ya da genel bilinen adıyla “Şeker Hastalığı” insülin hormonundaki eksiklik veya bu hormonun etkisindeki bozukluğa bağlı olarak kan şekerinin yüksek seyrettiği kronik bir hastalıktır. Kan şekerinin kontrolünün sağlanamaması sonucunda sinir uçlarının hasarı(nöropati) ve vasküler hasar meydana gelir.

Sinir uçlarının hasarına (nöropati)bağlı olarak ayakta ağrı duyusu azalır. Diyabetik süreçte yaralanmaların ayırdına varılamayacak derecede duyu kaybı olur. Nöropati nedeniyle ayak derisi kurudur, kolayca yırtılır, deride çatlaklar ve nasırlaşmalar ortaya çıkar. Ayaklarda yanma, elektrik çarpma hissi, iğne batması tarzında ağrı karıncalanma, ayaklarda uyuşma, keçeleşme hissi, aşırı hassasiyet, sıcak, soğuk ve dokunma duyusu kaybı gelişir.

Ayağa kan götüren damarlarda(arterler) daralma ve tıkanıklık olur. Ayağa giden kan azalır. Kanlanma yetersiz olunca her türlü yaranın iyileşmesi zorlaşır. Eğer hastanın ayakları soğuk, bacak ve ayaklar da kıl dökülmesi, baldırlarda yol yürüdükçe artan dinlenince geçen ağrı, topallama, ayak nabzı zayıf alınıyor veya alınamıyorsa, ayaklar mavi-mor renkli, sık sık kramplar ortaya çıkmaya başlıyorsa ayak ve bacakta kan akımı yetersiz demektir ve en kısa sürede damar cerrahisine müracaat edilmelidir.

Kötü kan şekeri takibi, sigara içilmesi, 65 yaş ve üzeri, aşırı kilo(obez), temel ayak bakım eksikliği, ayakta his kaybının olması, ayakta dolaşım bozukluğunun olması, ayak ve tırnakta mantar enfeksiyonunun olması, yanlış ayakkabı kullanımı, görme bozukluğu olanlar, ayakta şekil bozukluğu, ayakta kuruluk ve çatlakları olanlar diyabetik ayak yarası için yüksek risk grubunu oluştururlar.

Ayak bakım ve korunması için yapılması gerekenler; Hasta her gün ayağını ısı, renk değişikliği, şekil bozukluğu, yara, çatlak, nasır, siğil, su toplaması yönünden kontrol etmelidir. Ayaklar her gün ılık suyla yıkanıp yumuşak bir havlu ile kurulanmalı, parmak araları hariç ayaklara yumuşatıcı krem ve solüsyon sürülmeli, hastanın ayağı üşüyünce tuğla, elektrikli ısıtıcı, sıcak su torbası, soba, kalorifer kullanılmamalı çorap giyilmelidir. Tırnaklar düz kesilmeli, nasır hasta tarafından kesilmemeli, nasır ilaçları, asitler kullanılmamalı, deniz ve havuz kenarında, sıcak ve sert zeminlerde çıplak ayakla dolaşılmamalı, ayaklar sıcak kuma gömülmemeli ve kaplıca sularının uygulanması sakıncalıdır. Ayakkabı giymeden önce içinde yabancı cisim, batıcı madde olup olmadığı kontrol edilmelidir. Çoraplar her gün değiştirilmeli, pamuklu ve yünlü çoraplar giyilmeli, sıkı çoraplardan kaçınılmalıdır. Ayakkabılar ayağa uygun, yumuşak deriden veya bezden tabanları kalın olmalıdır. Çorapsız ayakkabı giyilmemeli, parmak arası sandaletler giyilmesi uygun değildir. Sigara kesinlikle kullanılmamalıdır.

Diyabetlilerde ayakkabı seçimi çok önemlidir. Ucu açık, dar ayakkabı alınmamalı, ayakkabı genişleyebilmesi için bağcıklı olmalıdır. Ayakkabı alınacaksa mutlaka öğleden sonra alınmalı, ayakta şekil bozukluğu varsa özel yapım ayakkabı tercih edilmelidir.

Yüksek risk grubunda olan hastalarda daha sık oluşabilen iyileşmesi güç yaralar iş gücü kaybı sonunda yeterli tedavi edilmediğinde hastanın ayağını veya bacağını kaybetmesine neden olabilmektedir. Bu kayıplar doğru bir diyabet eğitimi, düzenli şeker kontrolü ve iyi bir ayak bakımı ile azaltılıp önlenebilir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı