Köşe Yazıları

Ege Köy Evleri: Hayat’a Açılan Kapılar

Hayat nedir sorusundan başlarsak, geleneksel Türk köy evlerinin giriş veya birinci katında odaların açıldığı, üstü kapalı bir ya da birkaç yanı açık mekana “hayat” adı verilir. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde çeşitli isimler alsa da bu anlamıyla kökeni Arapça olan hayat açık sofa, balkon demektir.

Özellikle yaz günlerinde günlük hayatın geçirildiği, hava alınan, dinlenilen ve yiyeceklerin kurutulduğu bazen saklanıldığı bir mekandır. Çevresinde odaların sıralandığı hayat bazı evlerde odaların toplam alanı kadar bir genişliğe sahip olabilir.

Doğu ve Güney Anadolu, İç Anadolu, Doğu Karadeniz bölgesinde hayat, çoğunlukla evin dış kapısının açıldığı bazen içinde bir çeşmenin bulunduğu avlunun karşılığıdır. Ege bölgesinde ise hayat evin birinci katında odaların açıldığı salon bölümüdür. Bu farklılığın nedenini irdeleyecek olursak Türk aile yapısının oluşumunda önemli bir faktör olan mahremiyet ögesi karşımıza çıkacaktır.

Ülkenin doğusunda ev geniş bir merkezi alan çevresinde gelişmiştir ve içe dönüktür. Evlerin odaları avluya açılır ve zemin katta sokağa tümüyle kapalıdır. Dolayısıyla giriş dışarıya pek açılmayan kontrollü ve izole bir alandır. Evin girişi sokaklarla doğrudan ilişkili değildir. Bu da bölgenin kültürü açısından mahremiyetin tanımı kabul edilebilir. Ülkenin batısında yer alan özellikle Ege köy mimarisinde ise mahremiyet birinci planda değildir. Yaşam daha dışa dönüktür. Hayat bu bölge için sadece evin sosyal ortak kullanım alanı değil komşu evlerle bağlantının da kolayca sağlanabildiği, bahçenin, hayvanların göz önünde bulunduğu, hava ve güneş alma istencinin sağlanabildiği, değişik tarımsal yaşam etkinliklerinin sürdürülebildiği en önemlisi ailelerin odalarından çıktıkları an da sosyalleşebildiği bölümüdür.

Odalar kalabalık evin ailelerine bölündüğünde özel alan ihtiyacını karşılarken hayat bir yaşam alanı sunar. Bundan dolayı köy odalarının özelliği doğrudan hayata açılmasıdır. Yarı-açık ve hava etkilerine karşı fazla korunmamış bir alan olsa da evin hayat bölümüne kapıların doğrudan açılması göçebe yaşantı etkisi olarak yorumlanabilir.

Her ne kadar Osmanlı döneminden itibaren hayatlı evler inşa edilmeye başlanmış olsa da Türk toplumunun yaşadığı meskenlere uzaktan bakıldığında, bunların hemen hepsinin bir avlu ve bunun bir kenarına yapılmış evden meydana geldiği görülür. Göçebe yaşamda tüm aile bireyleri kurulan tek bir çadır içinde yaşayıp çadırdan çıktıkları an obaya ulaşırlar. Bu bağlamda çadır-oda, hayat-oba ilişkisi kurabiliriz. Çünkü bu anlayış göçebe hayatın bir yansımasıdır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı