Köşe Yazıları

Geçmişte yaşamanın bedeli nedir ?

Zihninizden geçenleri gözlemleme fırsatınız olsaydı, sizce ne kadarının geçmişte yaşadığınız olaylarla ilgili olduğunu görürdünüz? Bundan bir ay önce üç yıl önce on yıl önce hatta otuz yıl önce olmuş olan olaylarla ilgili sahneler hala gözünüzün önünde mi? Aynı hatıralara gidip oradakilerle konuşmaya, kendinizi anlatmaya, kızmaya devam ediyor musunuz?

Eğer cevabınız evetse bilin ki geçmişe yaptığınız her yolculuğun bedeninize bir bedeli oluyor. Sizin için olumsuz olan anıları ziyaret etmek aynı duyguları hissetmenize yol açtığı için vücudunuzun da aynı stresi tekrar hissetmesine, o andaki kasılma ve ağrıları tekrar yaşamanıza neden oluyor. Böylece oturduğunuz yerden adeta bir kavgadan çıkmış kadar yorgun kalkıyorsunuz. Hem ruhen hem de bedenen…

Zihnimizi kaplayan bu geçmiş anılar aynı zamanda o günkü gibi hissetmemize neden olurlar. Geçmişin endişelerini, öfkelerini, acılarını seneler sonraya, üstelik şu anda o dertten mustarip bile değilken taşımış, aynı gerilimi vücudunuza tekrar yaşatmış olursunuz. Hem de sadece düşünerek. Adeta bir tiyatrocu gibi belki gözleriniz dolar, belki öfkelenirsiniz ancak kafanızı kaldırıp etrafınıza baktığınızda aslında evinizde hiçbir sorun yokken oturup kahvenizi içiyorsunuzdur. Sorun şu anda değildir ancak geçmişte aşamadıklarınız bugününüzü ele geçirmiştir.

Evrimsel prensip gereği zaten olumsuzu yakalamaya odaklı olan zihin bize bir sürü kötü anıyı gösterecek ve bizi pişmanlıktan suçluluğa sürüklerken hayatın güzelliklerini görmemizi engelleyecektir. Geçmişte yaşamak aynı olumsuz duygu ve düşünceleri taze tutmamıza neden olur. Sürekli olmamışları düşündüğümüz zaman çözümleri gözden kaçırıp hayatımızda olmasını istediğimiz şeyleri yaratamaz hale geliriz. Bunun için yalnız olduğunuz ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir zamanda zihninizde en çok ziyaret ettiğiniz o anıları yazın, orada söylemediklerinize, içinizdekileri olduğu gibi yazıya dökün. Eğer bedeniniz tepki vermek istiyorsa yastıklara vurun ve tüm enerjinizi boşaltın. Hangi duyguyu hissetmek istiyorsanız sonrasında o duyguyu yaşadığınızı hayal edin. Sonra o kağıtları atın. Aklınızı işgal eden bu anılarla kendiniz baş edemeyeceğinizi düşünüyorsanız yardım almayı ihmal etmeyin…

Daha Fazla Göster

Nurhayat Tütüncü

Klinik Psikolog -Terapist

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı