Köşe Yazıları

SAVONA

 

Hafta sonu tatili için Savona’daydım. Dünyada ki bir çok ülke gibi İtalya turizmide hala kötü günlerini atlatamadı.

Bir çok otel hala açılmadı niye açsınlar ki müşteri yok koskoca otelleri döndürmek kolay mı? Airbnb desen aynı şekilde kalmak için fazla seçenek yok olanlarda deniz kenarına çok yakın değildi.

Savona açıkçası ilk kez gittiğim bir şehir beni neler bekliyor çok emin değildim ama keşfetmek içinde sabırsızlanıyordum.

Milano’ya yakınlığı ve deniz kıyısında olması tercih nedenimdi. Booking.com dan otel rezervasyonumu yaptırıp ertesi gün yola çıktım. Milano ile Savona arası 172 km. Trenle yapılan 2 saati biraz geçen bir yolculuktan sonra otelime ulaştım.

Gerçeği söylemek gerekirse otelin lokasyonu iyi olsa da girişinde tamirat olması beni biraz rahatsız etti hatta bir ara pişman bile oldum. Bu ne toz duman her yer dedim Birinci katta ki odama çıkıp balkon kapısını açıp sahildeki ışıların bana selam verip, gökyüzünde ki yıldızların göz kırpması otel hakkında ki bütün ön yargılarımı alt üst etti.

Odamın denize sıfır olmasının mutluluk ve heyecanlı ile kendimi engellemesem resepsiyonist kızı öpecek kadar sevindim. Sabah gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey Ligurya deniziydi. Mutluluk herkes için farklıdır.

Dalga seslerine uyanmak benim için tarifi imkansız bir mutluluk kaynağıdır.

Pandemi nedeniyle artık açık büfe kahvaltılar yok. Aceleyle yenilen geleneksel kruvasan nutella ikilisi ve kapuçin odan sonra şehir turuna çıktığımda Savona’nın iyi bir seçim olduğuna daha da emin oldum. Şirin bir liman şehri, küçük bir marinası ve etrafında restoranlar, kafe ve barlar var.

Bilmediğim bir şey daha vardı ki oda bu bölgenin portakal rengi olup sipariş verdiğim Spritz’i masaya oturup içemeyeceğimdi. ( Halbuki Milano Sarı renkte olup aksam 6 ya kadar serbestti.) Barmen içeceğimi plastik bardağa doldurup elime kağıt poşette patates çipsi tutuşturarak beni uğurladı. Bende küçük bir tekneden yayılan Beatles’ın “I wanna hold your hand” e daha yakın olmak için hemen teknenin arkasında ki banka oturup Spritzimin akıllıca bir seçim olduğuna karar verip kendimi tebrik ettim.

Bu arada Amerika kıtasını keşfeden Italyan kaşif Kristof Kolomb’un Cenova doğumlu olup babasının Savona tepelerinde evi oldugunu da yeni ögrendim. Sen Cenova gibi küçük bir şehirde doğ ve git koskoca Amerika’yı keşfet !!! Amerika’nın bugünkü halini görse ne düşünürdü acaba?

Pişman olur muydu bulduğuna yoksa gururlanır mıydı? Bir daha ki seferinde mutlaka evi ziyaret etmek istiyorum
Savona hakkında yazacaklarım haftaya devam edecek lütfen takipte kalın

İyi bir hafta diliyorum

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı