OSMANLI’NIN KALBİ BURSA’DAN TARİHE YENİ BİR BAKIŞ; YAZAR ABDULLAH ŞAHİN’DEN “ULU ÇINAR’IN GÖLGESİNDE”

BURSA – Parolamız Ya İstiklal Ya Ölüm ve Mustafa Kemal’le Kutlu Yolculuğa Çıkanlar 19 Mayıs 1919 gibi eserleriyle Milli Mücadele ruhunu kaleme alan Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde doğan ve bugün çalışmalarını Bursa’da sürdüren tarihçi-yazar Abdullah Şahin, okurlarını bu kez bir imparatorluğun hüzünlü sonundan, bir milletin sarsılmaz diriliş iradesine uzanan derin bir yolculuğa çıkarıyor. Şahin’in yeni kitabı “Ulu Çınar’ın Gölgesinde – Osmanlı’nın Çöküş Hikâyeleri– Yıkılıştan Yeniden Doğuşa “, raflardaki yerini aldı.
Bir Başkent Yazarı Olarak Abdullah Şahin’in Gözünden Osmanlı
Osmanlı’nın ilk başkenti ve “kuruluşun şehri” Bursa’da çalışmalarını sürdüren Abdullah Şahin, bu yeni eserinde rotasını “Ulu Çınar” olarak betimlediği imparatorluğun son dönemlerine çeviriyor. Şahin, eserin amacını; sadece bir yıkılışı seyretmek değil, o yıkılışın ardındaki hatalarla yüzleşerek bugünü ve geleceği daha sağlam temellere oturtmak olarak tanımlıyor.
Milli Mücadele Yazarlığından Tarihsel Dönüşüme
Abdullah Şahin, okurlarının yakından bildiği önceki çalışmalarıyla kurduğu tarihsel köprüyü bu kitapla daha da güçlendiriyor. Yazarın külliyatındaki gelişim süreci, yıkılıştan kuruluşa uzanan bir çizgiyi takip ediyor:
“Bazı Hikâyeler Tek Ciltte Anlatılamaz”

Deniz Yayınevi tarafından yayımlanan ve “Yıkılıştan Yeniden Doğuşa” alt başlığıyla sunulan bu eser, aynı zamanda yeni bir tarih serisinin de ilk halkası. Abdullah Şahin, akıcı ve belgelerle desteklenen anlatımıyla; saray koridorlarındaki stratejik hatalardan liyakat kaybına kadar pek çok kritik konuyu işlerken, karanlığın bağrında parlayan istikbal ışığını da okura hatırlatıyor.
Sonuç
Düziçili yazar Abdullah Şahin’in titiz çalışmasıyla hazırlanan “Ulu Çınar’ın Gölgesinde”, Deniz Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Eser; dünün hatalarından bugünün sorumluluklarına uzanan bir bilinç çağrısı, geçmişin küllerinden geleceğin ışığını sağma çabasıdır.
“Unutulmamalıdır ki; tarih ancak okunduğunda değil, idrak edildiğinde tekerrürden kurtulur. Bu kitap; devrilen bir çınarın ardından yas tutmak için değil, o köklerden fışkıran yeni iradeyi anlamak ve geleceği bu sağlam mirasla inşa etmek için yazılmıştır.“



