Köşe Yazıları

Stagflasyon ve Anksiyete Çağı

Son zamanlarda , finans ve ekonomistlerin öngörülerinde , yazılarında , dünya ekonomisinin , gıda krizinin geleceğiyle ilgili kaygı verici düzeyde ve birçok açıdan belirsizlik içeren kaotik bir sürece doğru ilerlendiği belirtilmektedir. Ekonomistlerin yorumlarında stagflasyon ; ekonomik alanda yüksek enflasyon , resesyon ( ekonomik durgunluk ) ve gıda piyasasındaki arz – talep dengesizliğindeki artış ile oluşan belirsizlik dolu bir ruh hali içeren çağa doğru evrilmektedir.
Anksiyete , kelime olarak kaygı bozukluğu olan psikolojik bir rahatsızlık durumudur . Karşılaşılan olaylardan çıkarılan endişelerle , gelecek ile ilgili belirsizlikler içeren maddi ve manevi kaygıların yoğun olarak bulunduğu durumlardır. Yüksek enflasyon , piyasalardaki durgunluk ve insan popülasyonundaki artışa bağlı olarak gıda üretiminin arz- talep dengesizliği , Rusya – Ukrayna savaşı sonucunda tedarik zincirlerinin kırılması ” Anksiyete Çağı ” denilen sürece girdiğimizi göstermektedir.
Neo-liberalist küresel ekonomide , aşırı üretim – talep eksikliğiyle oluşan ekonomik durgunlukla piyasalarda oluşan depresyonlara çözüm için Merkez Bankaları ( FED , ECB ) sıfır faizle piyasalara likidite enjekte etti . Tarihin en büyük parasal genişlemesi yapılmasına karşın , bu durum sonucunda deflasyon korkusu ve işsizlik oranında artış oluşturdu.
Pandemi sürecinde ekonomik piyasalardaki durgunluk ve Çin’in tedarik zincirindeki kesintisiyle ABD – Çin arasında ekonomik savaşlar başladı . Arzın fazla olmasıyla talebin karşılanamamasıyla fiyatlarda artış gözlenmeye başladı , bu da enflasyon etkisini ortaya çıkardı .Kürselleşmede oluşan enflasyon sonucuna karşın Merkez Bankaları niceliksel genişlemede , likidite enjekte etme anlayışına son vererek sıkı para politikasına geçiş yapmaya başladı.
Devam etmekte olan Rusya -Ukrayna savaşı sonucunda ; gıda , enerji , demir- çelik , gübre gibi malların tedarik zincirlerinin kırılmasıyla, talebin karşılanamamamsı ve fiyatlarında risklerle oluşan artış gelişmekte olan piyasalarda daha derin depresyonlara neden olmaktadır .
ABD ve NATO ülkelerinin , Rusya’ya karşı ekonomik yaptırımları global piyasalarda ekonomik durgunluk , enflasyon ve gıda krizinin oluşmasına neden olması gelecek için belirsizliklerin olduğu bir sürece doğru ilerlemekteyiz.
ABD ‘ de 1970 yılında oluşan ekonomik krizinde stagflasyon karşı yapılan faiz artışıyla diğer ülke piyasalarında borç krizlerinin arttığı görüldü. Bu durumda şuan için gelişmekte olan piyasalarda borç krizinin ve durgunluğun artmasıyla oluşacak, benzer bir sonucun oluşması riski açısından endişe vermektedir.
Kapitalist sistemin , kendi argümanlarındaki paradoksal çıkmazında yapılan geçici çözümlerle , yalnızca stabil olan hastalığın tedavisi ötelenir. Oysaki insan hayatında zaman insanı insan yapan değerdir , bu olguyu kaotik süreçlerde heba etmek kendimize yapacağımız ihanettir.

Daha Fazla Göster

Rahmi Mart

Eğitimci

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı