Köşe Yazıları

Hayal Edebildiğin Kadar Varsın

Sevgili okurlar;

Eskiden insanların hayalleri vardı. O hayalleri gerçeğe dönüştürmek için gecesini gündüzüne katan, mücadele eden, yorulmayı göze alan insanlar… Bugün ise etrafıma baktığımda, hayal kuran insanların sayısının her geçen gün azaldığını görüyorum.

Yediden yetmişe elimizden düşmeyen cep telefonları, hayatımızın neredeyse tamamını içine hapsetmiş durumda. Sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, dostluklarımızı, hatta hayallerimizi bile küçük ekranlara sığdırmaya çalışıyoruz. Teknoloji elbette hayatımızı kolaylaştıran büyük bir nimet. Ancak onu yönetmek yerine onun yönettiği bir topluma dönüşürsek, işte o zaman asıl tehlike başlıyor. Ne yazık ki bugün toplumun en üst kademesinden en alt kademesine kadar hepimiz bu dönüşümün etkisini hissediyoruz.

Oysa eskilerin çok güzel bir sözü vardır: “İnsan, hayalleri kadar yaşar.”

Gerçekten de öyle değil midir?

Hayatta iz bırakmak, bir eser ortaya koymak ya da bir başarı hikâyesi yazmak isteyen herkesin yolculuğu önce bir hayalle başlar. Çünkü hayal kurmak, sadece gözleri kapatıp tatlı düşler görmek değildir; henüz yaşanmamış bir geleceği zihinde inşa etmektir.

İnsan zihni sınırsız bir potansiyele sahiptir. Gün içerisinde aklımızdan binlerce düşünce geçer. Fakat çoğumuz bu potansiyelin farkına bile varmadan yaşamımızı sürdürürüz. Bunun en önemli sebeplerinden biri de içinde bulunduğumuz çevredir. Çevremiz bize ne kadarını gösteriyorsa, çoğu zaman hayallerimizi de o kadarla sınırlandırıyoruz. Büyük düşünmeye cesaret edemiyor, kendimize görünmez duvarlar örüyoruz.

Peki, büyük düşünmek gerçekten imkânsızı istemek midir?

Belki biraz öyledir…

Ama unutmayalım ki yalnızca hayal kurmak hiçbir şeyi değiştirmez. Hayaller, emekle birleştiğinde anlam kazanır. Yerimizde oturarak dünyayı değiştiremeyiz. O hayalin peşinden yürümeyi, gerektiğinde bedel ödemeyi ve vazgeçmemeyi de bilmeliyiz.

Eğer siz de hayatınızda yeni bir sayfa açmak, kabuğunuzu kırmak ve daha büyük hedeflere ulaşmak istiyorsanız, işe bakış açınızı değiştirerek başlayın. Dünyaya her gün baktığınız pencereden değil, hiç görmediğiniz bir pencereden bakmayı deneyin. Farklı insanlar tanıyın, farklı şehirler görün, farklı fikirler dinleyin. En önemlisi de kitaplarla dost olun. Çünkü kitaplar, insanın yalnızca bilgisini değil, ufkunu da büyütür. Günlük hayatınızda yapacağınız küçük değişiklikler bile sizi hayal ettiğiniz geleceğe sandığınızdan çok daha fazla yaklaştıracaktır.

Unutmayın; bazen tek bir hayal sadece bir insanın değil, bir milletin hatta bütün insanlığın kaderini değiştirebilir.

Bunun tarihteki en güçlü örneklerinden biri hiç şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk‘tür. O, Millî Mücadele’ye büyük bir hayalle çıktı. Ancak onun hayali şahsi bir başarı ya da makam değildi. O hayal; bağımsız, özgür ve onurlu bir milletin yeniden ayağa kalkmasıydı. İstanbul’un işgal edildiği günlerde Boğaz’a demirleyen düşman donanmasını gördüğünde yaveri Cevat Abbas’a dönerek söylediği “Geldikleri gibi giderler.” sözü, sadece bir temenni değildi. O cümle, milletine duyduğu inancın, sarsılmaz kararlılığının ve gerçekleşeceğine yürekten inandığı büyük bir hayalin ilanıydı. Nitekim o hayalinden hiçbir zaman vazgeçmedi ve sonunda milletiyle birlikte tarihin akışını değiştirdi.

Bugün kendinize küçük ama çok değerli bir iyilik yapın. Hayal kurun ve hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Ufkunuzu genişletin, cesur olun ve hedeflerinizi büyütün. Çünkü dünyayı değiştirenler, önce hayal edenler; ardından o hayaller uğruna yılmadan çalışanlardır.

Hayat, hayallerinden vazgeçmeyenlerin yazdığı hikâyelerle güzeldir.

Daha Fazla Göster

Abdullah Şahin

Tarihçi – Yazar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı