Köşe Yazıları

LONDRA’DA BAHAR

Bahar geldiğinde; doğanın gözlerimizin önünde yeniden canlanması, ağaçların filizlenip, çiçeklenmesi, rengarenk çiçeklerin sokaklara, parklara yayılan kokuları, yemyeşil çimenler ve bahar dalları hayatımızın ne kadar güzel olduğunu hatırlatan doğanın geleneksel ritüelleridir adeta.

Bahar geldiğinde; doğanın gözlerimizin önünde yeniden canlanması, ağaçların filizlenip, çiçeklenmesi, rengarenk çiçeklerin sokaklara, parklara yayılan kokuları, yemyeşil çimenler ve bahar dalları hayatımızın ne kadar güzel olduğunu hatırlatan doğanın geleneksel ritüelleridir adeta.Bahar’ın tüm bu güzelliklerini, geçen yıl İzmir’de yaşamıştım. Rengarenk çiçekler, açmaya başlayan mis kokulu güller, mor salkımlar, masMavi huzur veren deniz ve harika bahar havası ile güzel bir ilkbahar yaşamıştım.Bu yıl da bahar’ı, uzun yıllardır olduğu gibi yine Londra’da karşıladım. Londra’da da bahar ayrı güzel gerçekten.İlk önce sarı, beyaz açan nergisler parkları, bahçeleri süslediler yine. Bu güzel çiçekler, güzel günlerin, bahar’ın yolda olduğunu haber verdiler yine.

Daha sonra da birer birer bahar dalları ağaçları, parkları ve sokakları süslemeye başladılar. O bembeyaz, birbirinden güzel tonlardaki pembe bahar dalları, o güzelim ama kısacık ömürlü çiçeklerini açan manolya ağaçları, kurumuş yaprakları dökülmüş ağaçların yeniden filizlenen-yeşeren dalları, adeta ressamların tuvallerinden  fırlamışcasına görsel şölen sundular.Kışın, soğuğun, yağmurun, kara bulutların ardından bu doğanın muazzam görsel şovu, her zaman olduğu gibi yine içimizi ısıttı, umutla doldurdu kalplerimizi.İngiltere’nin havasına güven olmuyor olsa da, bu güzelliklerin arasında hala tam olarak bahar havasını yaşayamıyor olsak da doğanın yeniden canlanıp, en güzel giysilerini giydiği, yazın gelişine hazırlandığı bu zamanları bahar aylarını çok seviyorum.Londra’da o kadar çok park ve dolayısı ile o kadar çok ağaç var ki; bahar aylarında bu parkları ziyaret etmek adeta birer terapi gibi geliyor insana. Hava nasıl olursa olsun bu güzellikler arasında yürümek, fotoğraflarını çekmek, bir an bile olsa her şeyi unutturuyor.Sizin en sevdiğiniz mevsim hangisi bilmem ama benimki tahmin ettiğiniz gibi; ilkbahar. Mis gibi bahar gibi güzel günler diliyorum, hoşçakalın.

Daha Fazla Göster

İlkgül Karaca

Gazeteci / Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı