Köşe Yazıları

Katma’da Bir Zafer, Bir Komutan “Millî Hududun Süngüyle Çizildiği Yer”

Değerli okurlar, bugün sizi Birinci Dünya Savaşı’nın son perdesine, fakat aynı zamanda istiklal mücadelemizin o ilk ve sessiz şafağına götürmek istiyorum. Tarih 26 Ekim 1918... Yer, Halep’in hemen kuzeyindeki Katma...

Yaşanan ağır yenilgilerden sonra Türk ordusunun bittiğini, tükendiğini sanan Arap ve İngiliz kuvvetleri büyük bir özgüvenle saldırıya geçmişlerdi. Ancak karşılarında, aldığı stratejik tertibatla çelikten bir irade sergileyen Mustafa Kemal Paşa’yı buldular. O gün orada, Arap ve İngiliz birlikleri sadece mağlup edilmekle kalmadı, adeta perişan edildiler.

Savaşın bu son demlerini, o sırada Halep’te bir hastanede görev yapan İngiliz bir hemşirenin gözünden dinlemek, yaşananların şiddetini anlamak adına oldukça sarsıcı:

“Sabah saat altıda silah sesleri şehrin her yanını sarmıştı; gökten sanki kurşun yağıyordu. Sokaklar Araplar tarafından tutulmuştu, balkonlara bile çıkmak imkânsızdı. Şehir tam bir yağma alanına dönmüştü. Saat sekizde Hicazlı Arap birlikleri şarkılarla şehre girdi, ardından dokuzda İngiliz zırhlıları göründü. Biz sevinçle kendi bayrağımızı çekerken, tepelerden siyah bir çizgi halinde gelen atlılarımız şehre girdi. Fakat yarım saatlik moladan sonra kuzeye, mevzi almaya gittiklerinde Türkler orada pusuya yatmışlardı. Birden hücuma kalktıklarında askerlerimizden bir kısmı can verdi, birçoğu yaralandı.”

İşte bu “pusu” ve ardından gelen taarruz, Mustafa Kemal Paşa’nın İngiliz süvari ordusu ve asi Arap kuvvetlerine karşı kazandığı Katma Muharebesi‘ydi. Bu zaferle, düşman ordusunun beş yüz kilometrelik o hızlı ilerleyişi, tam da bugünkü güney sınırımız üzerinde durdurulmuştu.

Mustafa Kemal Paşa, bu tarihi zaferin ardından şu sarsılmaz cümleyi kuracaktı: “Bir hat tespit ettim ve sınırladım. Kuvvetlerime emrettim ki; düşman bu hattın ilerisine geçmeyecek!”

Nitekim geçemediler de… Bu muharebe ile Toros geçitleri düşmana tamamen kapatılmıştı. Geri çekilirken tahrip edilen demiryolları ve yollar sayesinde İngilizlerin takviye imkânı kesilmiş, Türk cephesi Halep’in 5 kilometre kuzeyinde sarsılmaz bir istikrar bulmuştu. Mustafa Kemal’in 7. Ordusu, sonraki tüm taarruzları püskürtmeyi başardığı gibi iki gün sonra Antakya’yı da bu güvenlik hattı içine dahil etti.

Aslında bu tablo bize çok şey anlatıyor: Mustafa Kemal Paşa, Antakya’nın güneyinden ve Halep’in kuzeyinden geçen o hattı koruyarak, yeni Türk Devleti’nin millî hududunu henüz ortada Misak-ı Millî belgesi yokken, Türk askerinin süngüsüyle fiilen çizmişti.

Bu yüzden Katma Muharebesi’ni sadece Birinci Dünya Savaşı’nın “İngilizlerle yaptığımız son savaşı” olarak görmek eksik kalır. Bu muharebe, aslında Kurtuluş Savaşı’nın ilk muharebesi ve ilk zaferidir. Çünkü sonradan gelişecek olan tüm olaylar göstermiştir ki; Mustafa Kemal Paşa’nın millî bir bağımsızlık savaşı ile vatanın kurtarılması fikri, daha o gün o topraklarda kesinleşmiş ve fiili olarak başlatılmıştır.

Daha Fazla Göster

Abdullah Şahin

Tarihçi – Yazar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı