Yaşam

Yerini Seven Bitkiler

Evet her sabah konuşuyorum onlarla sanki ben konuştukça daha yeşil, daha parlak ve daha canlı oluyorlar, sanki hareket edip yapraklarını sallıyorlar beni onaylar gibi,  su veriyorum, gerekirse toprak ya da gübre ekliyorum. Yerini seven çiçek açıyor, büyüyor, yavru veriyor hatta. Bazı sabahlar yavru ayırma seansları yapıyorum, yavruları ayırıp minik saksılara alıyorum ve can suyu veriyorum toprağa sımsıkı tutunsunlar diye. Evet bitkiler, yeşilin her tonuna sahipler, çiçeklerinin her bir eşsiz güzellikte, Latince kökenli isimlerinin ülkemde çevrilmiş halleri bazen komik, bazen de samimi. En çok ta Monstera’ larımı seviyorum, yaprakları büyük, kalın ve koyu yeşil, belki de yeşilin en çok bu tonunu sevdiğimdendir sevgim. Bitkilerim büyüyüp canlı kaldıkça iştahım artıyor benim de, nasıl ki insan çocuğuyla her gün ilgilenir, her gün şevkle bakıyorum hepsine. Bir oda, bir salon, bir ev dolusu bitki, canlı, taze ve yeşil. Evin atmosferine başka bir hava katıyorlar ve enerjimi yükseltiyorlar. Bir evde bitki varsa orada gerçek bir yaşanmışlık var demektir balkonlardaki sardunyalar, fesleğenler, aloeveralar… Mevsime açan çiçekli bitkiler yüzünü az gösteriyor olsa da balkonda ya da kış bahçesinde onları izlerken içilen kahvenin tadı damakta kalır.
Her ne kadar yaşam alanlarımızın kalitesini arttırsa da, bitkiler ilgiden daha fazlasını isterler. Unutmayın ki hiçbir bitki, küçük odalar veya ofis alanlarını sevmezler. Pencere önüne konan bir çiçek, doğası gereği fazla soğuktan veya fazla sıcaktan olumsuz etkilenir. Klima, kalorifer
gibi termal hava akımı yaratan cihazlar, bitkilerin yaşam koşullarını zorlaştırır. Kısacası her ne kadar adına salon bitkisi dense de, solduğu zaman sadece “yerini sevmedi” demek yeterli olmaz. Onlara gerektiği ilgiliyi verirken doğal ortamlarından uzak olduklarını unutmamak ve
buna göre davranmak gerekir. Örneğin tropikal bir bitki nemli ve karanlık bir ortam beklerken, sizin ona sürekli su verip, mekanın deyim yerinde ise en ücra köşesine yerleştirmeniz onun için yeterli olmayacaktır. Tropikal iklim koşulları hakkında mutlaka daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekir. Acaba bitkiler birbirilerini seviyor veya birbirleriyle yan yana durmaktan
hoşnut oluyorlar mı? Bazıları için evet, bazıları için hayır. O nedenle bir de bitkilerimizin doğal ortamlarında hangi sıklıkta (alansal) yaşadıklarını bilmemiz gerekir.
Belki de yukarıda saydığım nedenlerden ötürü daha önce bitkilerinizi kaybetmiş olabilirsiniz. Ve belki de bundan sonra onlara bakmanın zor olduğunu düşünüp canlı bitkilerden vazgeçebilirsiniz. Acele karar vermeyin. Önce, bitkilerin sevmediği davranışları önem sırasına göre inceleyelim; Belki de bazı bitki türleri, sizin yaşam veya ofis alanınız için uygun değildir. Uygun olanlardan tercih ettiğimizde “natürel” keyfimize kaldığımız yerden, huzurla devam edebiliriz.
Öncelikle bitkinizi kesinlikle ‘aşırı’ sulamamalısınız. Sürekli ıslak toprak, bitkinin kökünün çürümesine neden olacaktır. Bu da hızlı kayıplara yol açar. Yavaş kayıplar ise, genelde bitkiyi yaşayabileceği kadar az ve düzensiz aralıklarla sulamaktan kaynaklanmaktadır. Düzensiz suladığınız bitkiler belki siz fark etmeden, zamanla sizi terk ederler. Ayrıca sulanma disiplini,
bitkinin saksısı ile doğrudan bağlantılıdır. Eğer saksının drenajı (sıvıları geçirgenliği) düşük veya yok ise (altı kapalı saksı) bitkiyi doğru sulasanız bile işe yaramayacaktır. Sulamaya, ikincil bağıntılı konu ise toprağın kontrolüdür. Parmağınızla kontrol ettiğiniz toprağın ne kadar suya ihtiyaç duyup duymadığını, aşırı uçlarda olup olmadığını rahatlıkla anlayabilirsiniz. Toprak zamanla kalitesini yitirebilir, çürüyüp kurtlanabilir, küflenebilir ya da çoraklaşabilir, bitkinin yapraklarını veya gövdesini kontrol etmeden önce toprağı kontrol etmek, bitkinin ömrünü kesinlikle uzatır. Gerekirse toprağı değiştirirsiniz. Bence bitki bakımında işin zor kısmı, bu iki başlıktan oluşuyor, toprak kontrolü ve sulama. Mekanlara hayat veren bitkiler yetiştirmek için kontrolü elden bırakmayın.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı