Röportajlar

“JOSEPH” İLE KAFE BAR KÜLTÜRÜ FARKLI BİR BOYUT KAZANACAK

İnşaat, otomotiv, reklam sektöründe adından söz ettiren Çapın Şirketler Grubu Joseph’s Kafe Bar konseptleri ile 41 şehir ve 5 farklı ülkede hizmet vermeye başladı. 23 yıllık geçmişe sahip olan Çapın Şirketler Grubu’nun kurucusu Evren Çapın ile “Joseph” markası üzerine röportaj gerçekleştirdik.

Sizi tanıyabilir miyiz Evren Bey?

 

1982 yılında İzmir Güzelyalı’da doğdum. Öğrenime Amerika’da devam ettim. 44 ülke gezdikten sonra Türkiye’ye döndüm ve ufak bir inşaat şirketi satın alarak ticarete adım attım. Bu adım ile beraber yavaş yavaş büyümeye başladık. Amerika’da franchise sistemini çok iyi öğrendim. Ondan sonra Türkiye’de bir marka kurma isteği oldu ben de. Önceden kafe işleten ama sonradan batan sevdiğim bir büyüğümün mekânını devraldım. Markası battığı için isim değiştirmek zorunda kaldık. Los Angeles’ta sürekli gittiğim bir bar vardı. Joseph isim hakları boş olduğu için onu satın aldık. Yazılış şekli başta olmak üzere logosuna kadar biz tasarladık. Bornova Özkanlar’da ilk şubemiz ile yola çıktık. İnanılmaz bir talep olmaya başladı ve inşaat sektöründen daha çok getirisi olmaya başladı. Yavaş yavaş Joseph’e yatırım yapmaya başladık. Gaziemir ve Kordon’da yer açtık. Şu anda Türkiye’de 41 şubeyiz. Aynı zamanda yurtdışında Dubai, Londra başta olmak üzere 5 farklı ülkede servis veriyoruz.

 

2000 yılından beri inşaat, otomotiv ve reklam sektöründe markalaştınız. Son olarak gıda sektörüne adım attınız. Gıda sektörüne yoğunlaşma nedeniniz?

Yapılan franchise sisteminin ne kadar kötü olduğunu bildiğim için bu sisteme adım attım. Sürekli dostlarımız franchise olayı ile mahkemelik ve icralık oluyorlar. Markaların değişik yaptırımları oluyor. İnsanların kendisini rahat hissettiği, mutlu olacağı ve keyif alacağı bir sistem kuralım istedik. Mesela şu an hiçbir Joseph şubesine açıldığından beri 1 TL bile ceza kesmedik. Böyle bir sisteme karşıyım. Bizim amacımız şubelerimizde başarılı ve mutlu olup daha ileriye gitmek. Şu anda kapısında kuyruklar olan bir format yarattık. Şubelerimizde çok ciddi güzel tepkiler alıyoruz. Bundan dolayı da inanılmaz bir talep var. Yaklaşık 643 tane franchise başvurusu var. Onlara cevap vermek için uğraşıyoruz. Aralarından ekibimiz en ciddi olanı seçmeye çalışıyor. Gösterilen ilgi bizi çok mutlu ediyor. Türkiye’de yapılan franchise sisteminin ne kadar yanlış olduğunu gördüğümüz için 30 milyon TL yatırımda bulunduk.

Ve yatırım karşısında da Joseph Türkiye’nin en bilinir kafe house ve nargile kafesidir.

Joseph kafe bar konseptleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Joseph ismi nereden geldi?   

Bizde Joseph Plus, Exclusive, Premium sistemimiz var.  Premium, bizim alkollü ve dünya mutfağının olduğu bir sistem. Exclusive tamamen nargile ve sıcak yemek ağırlıklı. Plus ise daha çok tekke ağırlıklı sistem.  Bunlarla alakalı üç konsepte bizim şubelerimizde var. Yazlık bölgelerde daha çok bizim Premium ve Exclusive isteniyor. Şu anda İzmir’de Konak’ta şubelerimiz var. Bunun haricinde Bornova’da, Hatay’da, Torbalı’da bulunuyoruz. Çok iyi bir şekilde yayıldık. Her kesime hitap etme özelliğimiz var. Mesela Kars Kağızman’da bile şubemiz var. Orada alkol bulunmuyor. Genelde o bölge kahvaltı ağırlıklı. Aylık ciromuz oralarda ciddi bir seviyede.

 

Toplumun bu yönde sizden beklentisi nelerdir? Bu beklentileri karşılama adına ne gibi projeleriniz vardır?

Beklentinin bilinciyle bu sektöre girdik. Kendim çok iyi bir tüketici olduğum için hep güler yüz, saygı ve hijyen ağırlıklı bir sistemimiz var. Buraya gelen herkes şunu çok iyi biliyor ki en kaliteli ürünleri, en iyi servis, en güler yüzlü hizmeti alıyorlar. Bununla alakalı pandemide sıkılan misafirlerimize geçen sene bir Ebru Polat sürprizi yaptık. Bugün Ebru Polat’ı izlemek çok pahalı bir sistem. Başka mekanlarda bu ortamı yaşamak kişiye çok pahalıya gelir. Ama biz Ebru Polat’ı kafemizde misafirlerimizle yan yana yemek yeme durumuna kadar getirdik.  Güzel sürprizler yaptık bu şekilde. O yüzden Ebru Polat’ın desteği bizim için çok önemli. Bu sene de yine kendisiyle çok ciddi projelerimiz var. İnsanlar seviyor. Biz de bunu ticarete dökmeden, insanlardan giriş ücreti almadan eğlenmeleri için taşın altına elimizi koyuyoruz. Biz Çapın Şirketler Grubu olarak bunu tamamen kendimiz finanse ediyoruz.

 

 

Şubeleşme faaliyetleriniz ne durumdadır? Yurtdışı ile alakalı projeleriniz olacak mı?

Bizim hedefimiz yurtdışında 44 ülkede olmak. Şimdilik 5 farklı ülkede varız. Avustralya, Belçika ve Danimarka ile görüşüyoruz. Talep olduğu sürece yurtdışında olmaya devam edeceğiz.

En iyi etkileşim alan marka ödülü sahibi olarak hedefleriniz nelerdir?

Her şehirde olma hedefi ile yola çıktık. Bazı şehirlerde çift şubemiz var. Eskişehir, Torbalı gibi. İzmir’de 8 şubemiz var. İstanbul’da 50 şube hedefimiz var. Bu şekilde 82 ilde bulunmak istiyoruz. Kars Kağızman’a kadar açtık şubemizi. Daha fazlasını yapma kapasitemiz var.

Pandemi süresini nasıl yönettiniz?

Bu süreç herkes gibi bizim için de çok zordu. Bizde 600’den fazla kişi çalışıyor toplamda. Kimseyi işten çıkarmadan yolumuza devam ettik. Mekanlarımızın aylık kira bedeli 1 milyon 700 bin lira.  Ve düşünün yaklaşık 14 aydır hiçbir gelir olmadan insanlar bu kiraları ödüyor. Neredeyse bir uçak parası kira ödemişiz. Herkes bu sıkıntılı zamanda taşın altına elini koyup ekibini korumaya çalıştı. Biz de genel merkez olarak hiçbir şubemize yaptırım uygulamadık. Aksine daha çok destek olduk. Bizim isteğimiz şubelerimizin mutlu olması ve para kaybetmemesi. 2020’ de bütün mekanlar kapalıyken biz 14 tane şube açtık Türkiye’de. Ve bu şubeleri açarken de diğer hiçbir şubeyi kapatmadık. Üç senelik bir markayız. Bizden daha eski olan şubelerle aramızda şube farkı vardı. 2021’e baktığımızda diğer kafelerin kapanan birçok şubesi olmuş. Biz açtığımız şubelerle onları geride bırakmışız.

Gelecekte bizi neler bekliyor? Hazırlıklarınız nelerdir?

Sezona çok iyi hazırlandık. Şubelerimiz her zaman olduğu gibi tertemiz. Hepsi hijyen kurallarına uygun. Bu zamanda olabildiğince dijitali çok kullanmaya çalışıyoruz. Bütün şubelerimizde karekod sistemine geçtik. Herkes kendi telefonlarından menüye ulaşabiliyor. Müşterilerimiz bir tuşla dilediğini yapabiliyor. Bu sayede kaliteli bir hizmet ortaya çıkıyor.

Kurulduğunuz günden bugüne kadar aldığınız tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz bu kadarını beklemiyorduk. Biz bu işe girerken herkes farklı bir sektöre atıldığımız için olumsuz baktı. Ama çok şükür biz yaptığımız işe inandık. Joseph’e bu kadar talep olması ve açtığımız yerlerin kazançlı olması bizim için hem şaşırtıcı hem de beklediğimizin bir tık üstünde. Şu an bunun keyfini yaşıyoruz. Joseph haricinde 16 markamız var. Yatırım yaptığımız her markayı iyi noktalara getirdik. Dolayısıyla bu yatırımı yaparken de boşuna yapmadığımızı ve karşılığını alacağımızı düşünüyorduk. Ama ilk seneden bu kadar bir yükseliş beklemiyorduk.

Çok fazla kafe ve mekanların açıldığı bu dönemde yine aynı sayıda başarısızlığa uğrayıp kapananlar oldu. Bu süreçte ayakta kalıp yükselmeyi neye borçlusunuz?

Tamamen kalite. İnsanlar bu tabelayı gördüğü zaman “burada da Joseph var” diyor. Çünkü iyi servis alacağını biliyor. Örneğin Didim şubemizi açarken şöyle bir şey yaşadık. İngiltere’den gelen bir hanımefendi “Londra’da buraya gidiyorum. Buraya da açılacakmış çok iyi oldu. Yazın da buradayım” dedi. Bu bizim için çok güzel bir olay. Hem ulusal hem de uluslararası bir marka olmak çok keyifli. Bu sektörde her şeyin en iyisini yaptığımız için insanlar bize güveniyor. Hiçbir misafirimizin buradan kötü ayrılmasını istemiyoruz. Ekibimiz de bununla alakalı çok sıkı çalışıyor. Amacımız çok daha iyi ve hızlı ilerlemek.

Sizin gibi iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Çok iyi araştırsınlar. Bu sektör gerçekten zor. Merdiven altı franchise olaylarına dikkat etsinler. İnsanlar bu konuda çok mağduriyet yaşıyor. Parasını kaptıranlar oluyor. Araştırmadan, şubeleri görmeden, yapılan cirolara bakmadan bu işe adım atmasınlar. Kazançlı bir iş olmasına rağmen yapamadığınız zaman yükü ağır olan bir iş.

 

Son olarak bu süreçte beraber yürüdüğümüz Ege Time Dergisi bizim için çok değerli bir çözüm ortağımız. Değerli markalarla beraber yürümek ve büyümek her zaman çok keyifli oluyor. Bu başarının altına inmeden yolumuza devam etmek en büyük amacımız.

 

 

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Alican Mercan

Ege Time Dergisi imtiyaz Sahibi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı