Röportajlar

Ozan Kara Özel Röportaj…

Ozan Kara Kimdir?

  1. Kendinizi tanıtır mısınız?

 

Öncelikle bu röportaj için çok teşekkür ederim. Sizin platformunuza hitaben, ben de Burhaniye Ören’de, Ege havası ile büyümüş bir çocuk olarak, (simdi büyüsek de içimizin bir yani hep çocuk kalmalı) hayatimin her anında bu özelliği taşıdım ve gerçekten kişisel gelişimimde de çok katkısı oldu. Küçük bir ege kasabasının bir çocuğa kazandırdığı özgürlük hissiyatı, doğal yasam ve dostluk bağları gerçekten paha biçilemez.

O yüzden ben de size bu platformu bu şekilde aktif tuttuğunuz ve alanında başarılı kişiler ile röportaj yaptığınız için teşekkür ederim.

 

İsmim Ozan Kara, 2008 yilinda Burhaniye Lisesini bitirdikten sonra ITU Uzay Muhendisliği bölumünü kazandım. Sonrasında ise KOÇ Universitesinde Yuksek Lisans ve Doktora Eğitimlerimi tamamladım. Şu an ise savunma sanayine bağlı DeltaV adli firmada kıdemli itki mühendisiyim. Farklı yakıt sistemleri, iç balistik tasarımı ve yanma analizi çalışıyorum. Ayni zamanda Yeditepe ve MEF Üniversitelerinde roket sistemleri ve aerodinamik gibi dersler veriyorum. Kariyerim gereği yurt dışında da uzay sektöründe önemli olan Uluslararası Uzay Federasyonu ve Amerikan Havacılık ve Uzay Enstitüsü Üyesiyim.

 

  1. Uzay çalışmalarında Türkiye ne durumdadır? Akademisyen olarak siz hangi alanlarda çalışıyorsunuz? Hangi alanlarda çalıştınız, çalışıyorsunuz? Biraz bahseder misiniz?

 

Türkiye son yıllarda TUA kurulması ile uzay çalısmalarında bir ivme kazanmıştır. Özellikle DeltaV ya da Baykar gibi Arge çalışmalarına son derece önem veren firmalar ile TUA arasında ciddi Çalışmalar olmaktadır. Ayrıca, teknofest gibi öğrencilere tecrübe kazandıran yarışmalar da çok faydalıdır. Uzay ajansı, üniversite ve sanayi işbirliği ülkemizde artmaktadır ve özellikle yapılacak derin uzay çalışmaları ivme kazanacaktır.

 

Ben de bu projelerde uzaya taşımacılık yapacak ya da uzay içerisinde ateşlenip Ay’a gidebilecek bir roketin çalışmalarını yapmaktayım. Ekibimizle gerçek testler yapıyoruz. Akademik olarak ise bu sistemlerin hesaplarını çalışıyoruz.

 

  1. Uluslararası Uzay Federasyonu üyesi olduğunuzu söylediniz. Son olarak da Uluslararası Genç Uzay Lideri Madalyası aldınız. Bu ödülün kapsamı nedir? Ve Federasyon ne gibi çalısmalar yapıyor?

 

Uluslararası Uzay Federasyonu, bünyesinde yüzlerce üye barındıran bir kuruluştur. Ben de 2012’den bu yana her yil hem akademik çalışmalarımı sunuyorum, hem de gerçekleştirdiğimiz özel toplantılarda Türkiye’yi uzay sektöründe temsil ediyorum. Bu süreçlerdeki başarılarımdan ötürü federasyonun bana verdiği bir ödül oldu. Bu da ülkemizi temsil ettiğim için çok mutluluk vericidir.

Uluslararası Uzay Federasyonu Her yıl yapılan kongrelerde, uzay istasyonunun operasyonu, NASA ESA gibi uzay ajanslarının yeni projeleri, öğrencilerin uzay sektöründeki gelişim süreçleri, uzay hukuku, ekonomisi ya da eğitim sistemleri gibi bir çok kategoride toplantılar oluyor.

 

  1. Peki biraz daha kişisel ve gençlerin merak edebileceği sorulara gecelim. Uzay Mühendisliğini nasıl seçtiniz? Bolümde okuma size ne anlam ifade ediyor?

 

Üniversite tercihimi açıkçası çok bilinçli yapmadım. Puanıma göre en iyi üniversite ve bölüm tercihi yaptım. Ama daha sonrasında bunun benim için buyuk bir şans olduğunu anladım. Bana uydu ve roket sistemlerinde özgün tasarımlar yapmayı öğretti. Ayrıca iyi bir mühendislik formasyonu ile her turlu temel hesapları öğrendim. Bunları da her zaman projelere uyguladım. Çünkü öğrendiğiniz denklemleri ve teorileri projeler ile geliştiremezseniz çok soyut bir bilgiye sahip olursunuz. O yüzden mutlak ve mutlaka el becerisi isteyen bir projede çalışmak gerekiyor.

 

Ayrıca, ITU’de okumanın verdiği cevre ve öz güven ile mühendislik  formasyonum daha da gelişti. Çevremde hep hayati sorgulayan, başarı ve mutluluk için hayat felsefesi olan bireyler ile okudum. O yüzden ITU ve uzay mühendisliği bana bunları ifade ediyor

 

  1. Uzay Mühendisliğinin ülkemizdeki iş alanı nasıldır?

 

Tahmin edilenlerin aksine uçak ve uzay mühendisliği okuyan herkes ciddi havacılık ve savunma sanayi firmalarında iyi maaşlar ile ise başlıyor ve kendini geliştirmek, hayat kurmak için fırsat sahibi oluyorlar.

 

  1. Üniversite okuyan öğrencilere tavsiyeleriniz neler olurdu?

 

Kesinlikle kütüphanelerde araştırma yetkinliklerini geliştirmelerini tavsiye edebilirim. Mutlaka bir hobileri olsun. Spor ya da müzik. Bireysel anlamda ilgi duydukları ya da yetenekleri oldukları hobiyi geliştirsinler. Ben şahsen resme inanılmaz yetenekliydim. Ama üniversitede alanıma o kadar odaklandım ki bu yeteneğimi körelttim. Simdi tekrar başlıyorum resim yapmaya. Bunu yapmasınlar.

 

Ayrıca, ne okursa okusunlar en iyisini yapmaya çalışsınlar. Elinden gelenin en iyisini disiplinli bir şekilde yapmak hayattaki en buyuk yetenektir.

 

Kendi alanlarında cevre yapsınlar ve temel dersleri iyi öğrensinler. Eğer temel eğitimi almazsanız ileriki sınıflarda, bolum derslerinde zorluk çekersiniz.

 

  1. Peki biraz da kısaca kariyerinizi konuşalım. Kariyerinizi nasıl şekillendirdiniz? Yüksek lisans ve doktora sureci, yurt dişi konferanslar, bu süreçlerden bahseder misiniz?

 

Ben biraz idealist bir insandım. Yine öyleyim ama üniversite zamanlarındaki heyecanım ile yüksek lisans ve doktora yapmak istiyordum. Öyle de yaptım. KOC Üniversitesi ve danışman hocam Arif Karabeyoglu bana bu şansı tanıdı ve güzel bir eğitim hayati yaşadım. Öğretmeyi çok sevdiğim için bu yolu seçtim. Simdi akademisyen olarak öğrendiklerimi en iyi şekilde gençlere aktarıyorum. Bendeki arzu bu oldu; gençleri eğitmek.

 

Mühendis olarak ise Mars üzerinde çalışabilecek roket sistemleri geliştirdim. Mars atmosferi yüzde 96 karbondioksittir. Ben de geliştirdiğim roket sistemi ile karbondioksiti oksitleyici olarak kullandım ve basarili testler gerçekleştirdim. Bildiğiniz üzere, CO2 normalde yangın söndürücüdür. Ancak sivi fazdaki CO2 belirli bir enerji altında metaller ile yanabilir. Ben de oksitleyici CO2 ve yakıt ise metal katkılı parafin kullandım ve bu testleri gerçekleştirdim.

 

 

  1. Kariyer surecinde karşılaştığınız zorluklar nelerdi? Nasıl üstesinden geldiniz? Gençlere neler tavsiye edersiniz?

 

İdealist bir yapım olduğu için akademik çalışmalara çok yöneldim. Akademik çalışmalarda ise danışman hocanız ve projeleri çok önemlidir. Bizim firma kurulmadan once daha çok teorik çalışıyordum. Firmadan sonra mühendislik projelerine yöneldim ve kendi roket motorumu ürettim. Bu benim için çok verimli oldu. Yani, eğer pratik/deneysel calışmalar yapan bir akademisyenseniz laboratuvar ortamı, malzeme imkanları ve bütçe çok önemlidir.

Yurt dışında yaptığım çalışmalarda ise, tabii ki fon bulmak önemliydi. Kimi zaman ailemden, kimi zaman üniversitemden ve kimi zamanda firmamdan destek aldım. Yurt dışında kendimi de ispatlayınca gerisi daha kolay geldi.

Uçak ve uzay mühendisliği okuyan öğrencilere tavsiyem, akademisyen olacaklarsa not ortalamalarını yüksek tutmaktır. Ayrıca mümkün olduğunca deneysel projelerde yer alsınlar. işe başlamadan önce belirli el tecrübesi çok faydalı olacaktır. Bir de mümkünse yurt dışında staj, proje ya da is baksınlar. 1-2 sene yurt dişi tecrübesi çok şey katıyor.

 

  1. Üniversite hayati ve kariyer derken biraz basa dönelim ve tekrardan küresel uzay sektöründen bahsedelim. Küresel uzay sektörü ne durumdadır? NASA’nin Artemis Ay görevinden ya da SpaceX’in Mars görevlerinden bahsediyoruz. Sizin bu projelere ve güncel uzay sektörüne olan yorumlarınız nelerdir?

 

Bugüne kadar Ay ve Mars’a bir çok görev yapıldı. Ay’a 70’li yıllardan beri insan gönderilmedi. Mars’a ise zaten henüz bir insanlı görev olmadı. Insanlı Ay görevleri Apollo’ya baktiginiz zaman, 70’li yillardaki maliyeti (günümüz kuru ile) 150 milyar dolardi. O zamanlar NASA’nin bütçesi, ABD Federal bütçesinin yüzde 4’üne denk geliyordu. Simdi ise NASA’nin bütçesi ABD Federal bütçesinin yüzde 0.5’idir. Yani gunumuz uzay görevlerinin bütçeleri 70’li yillara gore daha dusuktur. O yüzden NASA, maliyetlerini düşürmek için ve yeni teknolojiler geliştirebilmek için, ozel ticari firmaları destekleyerek yeni bir ekosistem oluşturmaya basladi. Bunu da SpaceX, Blue Origin, Boeing vb. gibi firmalarla yapiyor.

Ticari uzay firmalarinin seri uretim teknikleri ve yeni teknolojileri birçok konuda uzay görevlerinin maliyetlerini düşürmektedir ve NASA’nin yukunu almaktadır. Bunun yaninda NASA, yeni roket teknolojileri geliştirerek Ay keşfine yeniden başlamak istiyor. Artemis adli proje de bunun göstergesidir. Gelistirdikleri NASA SLS roketi ile Ay’a (ve gelecekte Mars’a) insan ya da kargo göndermeye başlayacaklar. Bunun biraz ticari biraz da bilimsel bir yani mevcuttur. Cunku, ticari uzay firmalari arttikca uzay turizmi de gelişecektir. Uzay ajanslari ve firmalar da uzay turizminden para kazanacaktır. Kisacasi, milyarderleri Ay’a götürerek para kazanacaklar. Sadece NAsa değil, mesela SpaceX de Ay’a insan gönderecektir. Spacex, starship adli roketleri ile 2024’ten sonra Ay’a seyahat baslatmayi amaclamaktadir.

 

Mars keşfine gelecek olursak, Ay’a nazaran bizi daha çok heyecanlandırıyor. Çünkü, bugüne kadar yapılan bütün araştırmalar Mars’in 4 milyar yıl önce ayni Dünyamız gibi bir atmosferi ve kaynakları olduğunu gösteriyor. Özellikle kutup bölgelerinde, yer altında bulunan donmuş su (aslında buna donmuş kuru buz diyoruz) kayaclari, kayaların arasından gerçeklesen metan sızıntıları ve atmosferik koşullar Mars’in yıllar önce Dünya gibi olduğunun kanıtlarıdır.

Tabii ki su an Mars’ta yasam mümkün değil. Mars’ta yasam kurmak da son derece zor. Gıda, enerji ve oksijen üretimi sağlamak için ciddi bir efor gerekiyor. Mars yer çekimi Dünya’nın 4’te biri kadardır. Yer yüzünde demir oksit vardır ve atmosferi yüzde 96 karbondioksittir. Ayrıca, Mars’ta Dünyamızın aksine manyetik alan yoktur. Bu yüzden kızıl gezegen direkt radyasyona ve güneşten gelen parçacıklara maruz kalır. Mars rüzgarlan ise zaman zaman tehlikeli olabilir.

Işte bütün bunlar birleştiğinde Mars’ta yasam kurmak hiç de kolay değildir. Elon Musk SpaceX ile birlikte Mars seyahatlerini planlıyor ancak bu bence insansız olacaktır. Dünya’dan Mars’a seyahat en az 6-7 ay sürmektedir ve su an buna dayanabilecek bir astronot programı ya da teknoloji yoktur.

Bence, önümüzdeki 5 – 10 sene içerisinde Ay’a tekrardan gidilecektir. İnsanlı uçuş olacağını düşünüyorum. Ancak yörünge etrafında donup geri gelinecektir. Bence yüzeye insan inmeyecektir. Ayrıca Mars için geliştirilen roketlerin ilk deneme fırlatmaları yapılabilir. Yine Mars’a insan göndermek uzun vadede olacaktır.

 

  1. Peki Ay ve Mars keşfinin Uluslararası Uzay İstasyonu üzerindeki etkisi nasıl olacak? Uzay İstasyonunun operasyonu hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Su an astronotlarla ulaşabildiğimiz en uzak mesafe dünya yüzeyinden 400 km üzerindeki insan yapımı en buyuk laboratuvar; uluslar arası uzay istasyonudur. 2001 yılından beri, uzay istasyonunda mikroyercekimi ortamında yüzlerce deney yapılmıştır. Bakteri ve bitki fizyolojisi, insan biyolojisi, yanma analizi, ve 3 boyutlu malzeme üretimi gibi birçok konuda araştırmalar yapılmıştır. 2024 yılından sonra ise uzay istasyonu daha cok uzay turizmi amacı ile kullanılacaktır. En azından NASA ve diğer uzay ajanslarının açıklamalarından onu anladım. Yine bilimsel çalışmalar olacaktır ama daha az yapılacaktır. Biraz ticari uzay firmalarının çalışmalarına yer verilecektir.

 

2024 sonrasında, Ay ve Mars’a insanlı görevler daha çok planlanacaktır. Bu görevler tabii ki yakin gelecekte değil, uzak gelecekte olacaktır. O zamana kadar da yeni teknolojiler ile belki yeni bir uzay istasyonu kurulabilir, ya da Ay’a bir us kurulabilir. Önümüzdeki yıllar insanlığı çok daha heyecanlı uzay çalışmaları bekliyor. Yeni teknolojiler ile adim adim Ay ve Mars’a daha çok yaklaşacağız ve günün birinde insanlı görevler gerçekleştireceğiz.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Abdullah Şahin

Tarihçi – Yazar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı