Genel

Pfizer Türkiye’den COVID-19 mücadelesine destek || E Haber Ajansı

Ar-Ge kapasitesinin tamamının yanı sıra bilgi ve birikimini açık bir platform üzerinden araştırmacılarla paylaşan Pfizer, ilaç geliştirme yetkinliğini biyoteknoloji şirketleri ile paylaşıyor ve üretim kapasitesini bu alanda bulunacak yeni aşı ve tedavilere göre planlıyor. Pfizer, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınlara yönelik olarak toplumun uzun vadeli sağlığı için hemen harekete geçebilecek sektörler arası bir müdahale ekibi de kuruyor. 

COVID-19 mücadelesi kapsamında küresel çapta tıbbi ve yardım amaçlı 40 milyon dolarlık nakdi bağış kararını açıklayan Pfizer, Türkiye için ise 2 milyon TL’nin üzerinde kaynak ayırdı.

Pfizer, COVID-19’un neden olduğu global sağlık krizine karşı büyük ilaç şirketlerinden biyoteknoloji şirketlerine, devlet kurumlarından akademik kurumlara kadar uzanan bir ekosistemle iş birliği yapıyor.

Pfizer güncel COVID-19 pandemisine yol açan SARS-CoV-2’yi tedavi edecek bir antiviral ajan ile enfeksiyonu önleyecek bir aşıyı geliştirmek için çalışıyor. Pfizer ile BioNTech, ABD ve Avrupa’da ortak COVID-19 aşısı geliştirmeyi ve bu aşının başarısına bağlı olarak üretimi artırıp global tedarik de sağlamayı hedefliyorlar. Ayrıca, Pfizer ve BionTech, birlikte geliştirdikleri bu aşının insanlarda yapılan klinik çalışmalarının Almanya ve ABD’de Nisan ayında başladığını duyurdular.

Pfizer, bu hedef doğrultusunda aşı alanında önde gelen klinik araştırma ve geliştirme, ruhsatlandırma, üretim ve dağıtım altyapısıyla küresel çaptaki tüm olanaklarını kullanacak. İnsan üzerindeki testlere onay alınması ve başlamasının ardından, geliştirme programının teknik başarısına ve düzenleyici kurumların onayına bağlı olarak, Pfizer’in 2020 sonunda milyonlarca doz aşı sağlama ve ardından üretim kapasitesini artırarak 2021’de yüz milyonlarca doz aşı üretme potansiyeli bulunuyor. Pfizer aşının gelişmesi için virolog, biyolog, kimyager, aşı uzmanları gibi tüm insan kaynakları ile birlikte çalışıyor.

Pfizer ayrıca bu dönemde tüm Ar-Ge kapasitesini, mevcut bilgi ve becerisini açık bir platformda araştırmacılarla paylaşırken, ilaç geliştirme yetkinliğini daha küçük biyoteknoloji şirketleri ile paylaşıyor ve üretim kapasitesini bu alanda bulunacak yeni aşı ve tedavilere göre planlıyor. Toplumun uzun vadeli sağlığı için gelecekteki salgınlar ortaya çıktığında hemen harekete geçebilecek sektörler arası bir müdahale ekibi de kuruyor.

Pfizer Türkiye’nin COVID-19 ile mücadele planı

COVID-19 ile mücadele kapsamında bir dizi plan oluşturan Pfizer Türkiye, bu dönemde ilaç & aşı üretim ve tedarik sürecini kesintisiz sürdürüyor. Pfizer Türkiye T. C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Tedavi Protokolü’nde yer alan bir ilacını da bakanlığa bağışladı ve bu ilacın üretimini önceliklendirerek artırdı. Pfizer Türkiye ayrıca TÜSEB bünyesinde 2 yeni COVID-19 test merkezinin kurulması için gerekli ekipman ve malzeme desteği sağladı.

İlaç, koruyucu malzeme ve nakdi bağış gibi çeşitli yardımların çoğunluğunu T.C. Sağlık Bakanlığı kurumlarına hızlı bir biçimde ulaştıran ve bu süreçle mücadeleye 2 milyon TL’nin üzerinde bir kaynak ayıran Pfizer Türkiye, ayrıca, AIFD’nin de koordinasyonuyla, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, TÜSEB, TİTCK gibi kurumlarla görüşerek olası destek ve ortaklık alanlarını belirlemek için adımlar atıyor.

Pfizer, 170 yıldır “hastaların hayatını değiştiren çığır açan yenilikler” hedefiyle çalışmakta, bugünün ilaç endüstrisinde yenilikçi ve yüksek teknolojili yaklaşımlarla yeni tedavilere odaklanmaktadır. Pfizer, bir yandan dünyanın en yaygın kullanılan temel sağlık ürünlerini üretip ilaç ve aşılarıyla sağlığın korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan geleceği şekillendirecek ve hastaların en yüksek faydayı sağlayabileceği tedaviler üzerinde araştırmalar yürütmektedir. Pfizer’de kanser, kardiyovasküler hastalıklar gibi evrensel sağlık sorunlarına karşı tedaviler geliştirilirken, çok nadir görülen hastalıklara karşı mücadele için çalışılmaktadır. Üniversiteler, dernekler ve kamu ile yaptığı ortak çalışmalarla iş, yatırım ve inovasyon ortamına katkı sağlayan Pfizer, 1957 yılından bu yana Türkiye’de kesintisiz üretim yapan ve ülkemize yüksek teknoloji transfer eden yerli üreticidir. Yıllar içinde geliştirdiği üretim kapasitesi ve devam eden ürün transferlerinin de tamamlanması ile birlikte aşı dahil, yerli üretim ürünlerini birkaç yıl içinde hacim bazında

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı